Hakkımda

Film izlemek ne kadar da keyifli. İnsanı alıp götürüyor bambaşka diyarlara. Tam bir film kolik birisiyim ve film izlemeyi çok seviyorum. E tabi kim sevmez ki film izlemeyi? E vardır illaki sevmeyenler de 🙂 Hatta birinin sevdiğini biri sevmez, senin tarzın bana uymaz falan. Film izlemek her ne kadar keyifliyse, film önerilerinde bulunmak da benim için ikinci bir keyif diyebilirim. E tabi bazen gerçekten çok iyi filmleri bile sırf tarzım olmadığı için izlemiyorum. Örneğin IMDB’yi bakınca bazen öyle garip filmlerin yüksek notlar aldığını görüyorum ki… Yani alıyorlar çünkü gerçekten iyi filmler. Ama bir gram ilgimi çekmiyor yani yapacak bir şey yok. Dedim ya, birinin sevdiğini bir başkası sevmeyebilir. Ben inanılmaz şeylerin olduğu, bilim kurgu, fantastik, korku, (bazen gerilim) dövüş sanatları, tarzında filmleri severim. Bu yüzden bu blogda sıklıkla bu tarz filmler hakkında paylaşımlar bulacaksınız. Bütün bilim kurgu filmleri mi? Hayır değil tabii ki de. Gerçekten iyi olan seçmece şeyler. 

Yaklaşık 1 tb (terabyte) bir film arşivim var. Bazılarını defalarca izledim. Artık böylesi film arşivi tutmanın bir anlamı pek yok çünkü elinizin altında internet olunca hiç gerek kalmıyor hani. Demem o ki arşivimdeki bütün filmler sadece, ama sadece tarzım olan filmler. Arşivimde yer alacaksa kesinlikle tarzım olan bir şeyler olmalı. İzlediğim bütün bilim kurgu filmleri yok mesela. Çünkü bazılarını arşivlemeye gerek bile duymuyorum. Ancak hayal gücümün sınırlarını zorlayan beni heyecanlandıran her film arşivimde mutlaka yerini almıştır. 

Marvel hayranıyım evet, o yüzden Marvel filmlerini ayrı bir klasöre tıkıştırdım. Emeğe saygı ayrı bir mesele ama Türk filmleri genel olarak tarzım değil. Elbette muhteşem bazı baş yapıtları kaçırmadım. Ama babam ve oğlumu halen izlemedim 🙂 ağlamaya hiç niyetim yok. Düşünün Avengers end game filminde ağlıyorsam, babam ve oğlum filmini izlersem ne olurum acaba 🙂 Hani kasıt yok yanlış anlaşılmasın. Çünkü Türk yapımı muhteşem bir bilim kurgu filmi izlemedim, veya Alman, Fransız, İtalyan yapımı muhteşem bir bilim kurgu da izlemedim. En yakın Rus yapımı bir kaç tane izledim ama onlarda pek sarmadı. Yapacak bir şey yok. Amerikan sineması bu işte en iyisi. Amerikalı olmaları bizi neden bağlasın ki filmin uyruğundan bize ne 🙂 Gora yı izledim evet güzeldi 🙂 Veya Türklerin uzayla imtihanı onu da izledim 🙂  

Bu blogu, daha doğrusu böyle bir blogu açma fikrini uzun zamandır istiyordum. Hatta 2015 te eniyisahne.com diye bir denemem oldu. Amacım filmlerin eniyisahnelerini kesip yayınlamaktı. Ama beceremedim. Hem Instagram hem Youtube telifi basıyordu. Bu bir şey değil bir filmin en iyi sahnelerini hazırlamak kesmek biçmek saatler alıyordu. Üstelik o dönemde İnstagram da video süresi 15 saniyeydi. 15 saniye içine sığdırdıklarıma kısaca bakmak isterseniz instagram adını verdim 🙂 Muhtemelen o hesabımda burada paylaştıklarımı yayınlarım. Film eleştirmeni değilim ve sanatsal bir bakış açısı sunmayacağımı belirteyim. Tiyatroya her giden tiyatrocu, filmi izleyen herkes de yönetmen değildir. Herkesin çok beğendiği bir film hakkında mutlaka yazacak bir kaç cümlesi muhakkak olur. Benimde oluyor sıklıkla. Burada gerçekten iyi filmlerden bahsedeceğim merak etmeyin. Hakkımda sayfasını zamanla güncelleyebilirim. Takipte kalınız. Sevgilerle